Büyük can ve mal kayıplarına neden olan deprem felaketi sonrasındaki en acil ihtiyaçlardan biri de gönüllü çalışma. Şu anda Van’da yardım için çalışan gönüllülerin ve kamu çalışanlarının büyük çoğunluğunun depremzede olduğu ifade ediliyor. Günlerdir aralıksız şekilde çalışan, yorulan ve sağlıkları bozulmaya başlayan bu gönüllülerin acil desteğe ihtiyaçları var. Van’daki depolarda, açılmayı bekleyen binlerce koli olduğu, bu kolilerin tasnifini ve dağıtımını yapacak işgücünün beklendiği bildiriliyor. Bu çalışmaların sağlıklı ve hızlı bir şekilde gerçekleşebilmesi için belirli periyodlarla değişen bir işgücü koordinasyonu kurulması önem arz ediyor. Bu amaçla Van Belediyesi Kriz Masası’ndaki çalışmalara destek olacak gönüllülere çağrıda bulunuyoruz. Kampanya dahilinde her hafta 5 gönüllünün deprem bölgesine gitmesini hedefliyoruz. Gönüllülerin güvenli barınma koşulları Kriz Masası tarafından sağlanacaktır. Yol masraflarının gidecek gönüllüler tarafından karşılanması, en az 5 günlük gıda ihtiyacını giderecek kumanyayla ve kalın giyeceklerle yola çıkılması önerilmektedir. “Van’ı Terk Etmiyoruz!” kampanyası dahilinde Van Belediyesi Kriz Masası ile koordineli olarak bu gönüllü çalışma ağına katılmak için lütfen vaniterketmiyoruz@gmail.com adresine e-posta gönderiniz.
http://www.klasikmuzik.boun.edu.tr/
KONSERLERİMİZ ONBEŞ YAŞINDA
Onbeş yıl öncesine dönüp bakıyorum.Aralık 1996.Daha haftalık zaman dilimine oturtmamışız konserleri. İlk konser İdil Biret'ten bir Pazar akşamı.Aralık sonunda ikinci konser Fazıl Say'dan. Sonra Ayşegül Sarıca, Ayhan Baran gibi nazımızın geçtiği sanatçılarla dolu bir mevsim.Ne sponsor bulmuşuz, ne basılı bültenlerimiz yada afişlerimiz var. Ama yola çıkmışız bir kez.Birkaç konser sonrasında Albert Long Hall onarıma alınıyor.Ertesi mevsim rektör Üstün Ergüder ile buluşuyoruz."Hadi bakalım, sana aynen orjinali gibi yenilenmiş bir bina ve onarılmış bir org...şimdi başla konerlerine", diyor. Orgumuzu 35 yıl sonra yeniden ortaya çıkarmak ve onarımı için katkıda bulunan bütün sponsorlara teşekkür etmek için değerli bir orgcu getiriyoruz Romanya'dan. Salon tıklım tıklım.Zavallı org sanatçımız 20 dakika kadar çalıyor ve yoğun bir öksürükle sahneyi terk ediyor. Tansiyonu 24/14. Ertesi gün ülkesine dönünce hemen ameliyata alınıp 3 damarı değişmiş! işte böyle bir başlangıç!
Şimdi giderek konserlere ilginin artmasıyla gururlanıyoruz.Hele öğrencilerimizin artan ilgisi en büyük kıvancımız. Okul içinden olduğu kadar okul dışından da izleyicilerimiz var.İstanbul'un önemli konser durakları arasında yerimizi aldık. Dünyanın dört bir yanından başvuran ünlü sanatçılar kadar sponsorlarımızın güveni de konserlerimizin geldiği noktayı gösteriyor.
Nice sanatçı henüz ünlenmeden gelip bu sahnede çaldı. Kimi dünyaca ünlü sanatçı ilk Türkiye dinletisini bu salonda yaptı. Sonra aynı sanatçılar değişik kadrolar ve değişik programlarla birkaç kez konuğumuz oldular.Örneğin Camerata Salzburg, London Baroque Topluluğu, La Cetra d'Orfeo, Eclipse topluluğu gibi. Daha sonra onların üyeleri başka guruplarla tanıştırdı bizi. Ayrıca 15 yıl içinde sanatçıların çocukları büyüdü, seçkin sanatçılar olarak yetiştiler. Örneğin London Baroque topluluğu kurucularının kızları Hannah Medlam harika br soprano olarak yetişti. Şimdi 15. yılımızın değerli solistlerinden birisi olarak ilkbaharda bir lied gecesinde konuğumuz olacak.
Türkiye'de ilk kez ağırladığımız efsane piyanist Martha Argerich konserlerimizin tarihini taçlandırdı. Ondan önceki yıl da Türkiye'ye 40 yıldır gelmeyen Alfred Brendel'i ağırlamanın kıvancını yaşamıştık Bu etkinliklerle konserlerimizin sesi daha geniş dinleyici kitlesine ve daha geniş sponsor yelpazesine ulaşıyor.
Sonbahar 2011'de Şarkıların Kanatlarında uçacağız. İnsan sesi her zaman büyüleyici. İlk insan kendi sesini keşfettiğinde önce doğayı taklid etmiş, kuş gibi şakımayı rüzgar gibi esmeyi denemiş. Ve kendi sesini büyütmek için bir deniz minaresinin içinden üfleyip tarihin ilk flütünü yapmış. Ortaçağ kilisesi insan sesinden başka hiçbir çalgıyı kabul etmemiş; İnsan sesinin tanrıya yakarışını kutsal saymış. Bugünkü orkestra düzeninde kemanlar insanın en tiz sesi olan sopranoyu, viyolalar bir sonraki kalınlıktaki altoyu, viyolonseller tenor sesi ve kontrbaslarda bas sesi simgeler. İnsan sesi çağlar boyu şarkı söyleyen, yakaran,neşeyi, coşkuyu yansıtan ve güzel şarkı söyleyen (bel canto) ses olarak tarihteki yerini almıştır. Yirminci yüzyıl geldiğinde yalnız solist olarak şarkı söyleyen, operalarda başoyuncu rolünü oynayan ses olmaktan öte, insanın her türlü tepkisini duyuran, ağlayan, çığlık atan, bağıran, inleyen bir ses olarak da çalgı topluluklarıyla kaynaşır.
Sonbahar 2011 programımızda kristal sesli İngiliz soprano Julia Doyle, Jorge Jimenez yönetimindeki Tercia Realidad topluluğu ile Handel şarkıları söyleyecek. Ülkemizin en seçkin iki operacısı, soprano Birgül Su Ariç ve bas Tuncay Kurtoğlu solo ve duolarıyla nitelikli bir program sunacaklar. Polonyalı sanatçıların sunacağı bir dinletide mezzo soprano Lilianna Zalesinska şarkıyla şiirin kucaklaşmasını sergileyecek. İstanbul Avrupa Korosu da gizemli şarkılarıyla konserlerimize renk katacak.
Mevsimin son konserinde Paris Classik Orchestra eşliğinde Paris operasının mezzo sopranolarından Ghislaine Roux'un birbirinden coşkulu şarkıları yeni yıla merhaba diyecek
ÇALGI TOPLULUKLARIMIZ
Bu dönem yine sahnemizin alabildiği kadar kalabalık orkestralarımız var. Açılış konserimizde ünlü Rus kemancısı Tatyana Grindenko'nun şefliğinde ve solistliğinde Moskova Eski Müzik Akademisi adlı orkestrayı dinleyeceğiz. Yaz Gecesi Rüyası başlıklı, tematik bir program sunacaklar. Gürer Aykal'ın kurduğu İstanbul Sinfonietta'nın ilk konserlerinden biri Türkiye'nin ilk harika çocuklarından değerli kemancı Suna Kan solistliğinde açıklamalı bir konserle yer alacak. Paris Classik adlı orkestrayı Paris ulusal orkestrası ve opera orkestrasının şef ve solisti olan kemancı Bertrand Cervera yönetecek ve solist olarak katılacak.
Albert Long Hall sahnesine en çok yakışan oda müziği topluluklarına gelince ,Kopenhag'dan gelen Trio Con Brio ile bu dağarcığın en güzel üçlülerini dinleyeceğiz."Gençlik Fırtınası" nda yurt dışında ödüller kazanıp duran 3 solistimize yer veriyoruz: Dorukhan Doruk (çello), Merve Kocabeyler (arp) ve BBC yarışması birincisi olan Lara Melda. Geçen yıl hayranlıkla izlediğimiz Khatia Buniatishvili bu yıl hem solist olarak hemde kız kardeşi Gvansta ile 4 el çalarak konuğumuz oluyor. Ve mezunumuz piyanist/besteci Aydın Karlıbel Osmanlı'dan Cumhuriyet'e doğru piyano müziğinde bir yolculuğa çıkartacak bizleri
SPONSORLARIMIZA TEŞEKKÜRLER
2011 Sonbahar ana sponsorumuz FİNANSBANK'a, ulaşım sponsorumuz THY'na konser sponsorlarımız ENEL ENERJİ, POLİMEKS İNŞAAT, POLONYA İSTANBUL BAŞ KONSOLOSLUĞU, PAN YAYINCILIK, MUSICART ve adını açıklamayan bir izleyicimize teşekkürlerimiz sonsuz.
EVİN İLYASOĞLU
B.Ü. KLASİK MÜZİK KOORDİNATÖRÜ
KONSERLERİMİZ ONBEŞ YAŞINDA
Onbeş yıl öncesine dönüp bakıyorum.Aralık 1996.Daha haftalık zaman dilimine oturtmamışız konserleri. İlk konser İdil Biret'ten bir Pazar akşamı.Aralık sonunda ikinci konser Fazıl Say'dan. Sonra Ayşegül Sarıca, Ayhan Baran gibi nazımızın geçtiği sanatçılarla dolu bir mevsim.Ne sponsor bulmuşuz, ne basılı bültenlerimiz yada afişlerimiz var. Ama yola çıkmışız bir kez.Birkaç konser sonrasında Albert Long Hall onarıma alınıyor.Ertesi mevsim rektör Üstün Ergüder ile buluşuyoruz."Hadi bakalım, sana aynen orjinali gibi yenilenmiş bir bina ve onarılmış bir org...şimdi başla konerlerine", diyor. Orgumuzu 35 yıl sonra yeniden ortaya çıkarmak ve onarımı için katkıda bulunan bütün sponsorlara teşekkür etmek için değerli bir orgcu getiriyoruz Romanya'dan. Salon tıklım tıklım.Zavallı org sanatçımız 20 dakika kadar çalıyor ve yoğun bir öksürükle sahneyi terk ediyor. Tansiyonu 24/14. Ertesi gün ülkesine dönünce hemen ameliyata alınıp 3 damarı değişmiş! işte böyle bir başlangıç!
Şimdi giderek konserlere ilginin artmasıyla gururlanıyoruz.Hele öğrencilerimizin artan ilgisi en büyük kıvancımız. Okul içinden olduğu kadar okul dışından da izleyicilerimiz var.İstanbul'un önemli konser durakları arasında yerimizi aldık. Dünyanın dört bir yanından başvuran ünlü sanatçılar kadar sponsorlarımızın güveni de konserlerimizin geldiği noktayı gösteriyor.
Nice sanatçı henüz ünlenmeden gelip bu sahnede çaldı. Kimi dünyaca ünlü sanatçı ilk Türkiye dinletisini bu salonda yaptı. Sonra aynı sanatçılar değişik kadrolar ve değişik programlarla birkaç kez konuğumuz oldular.Örneğin Camerata Salzburg, London Baroque Topluluğu, La Cetra d'Orfeo, Eclipse topluluğu gibi. Daha sonra onların üyeleri başka guruplarla tanıştırdı bizi. Ayrıca 15 yıl içinde sanatçıların çocukları büyüdü, seçkin sanatçılar olarak yetiştiler. Örneğin London Baroque topluluğu kurucularının kızları Hannah Medlam harika br soprano olarak yetişti. Şimdi 15. yılımızın değerli solistlerinden birisi olarak ilkbaharda bir lied gecesinde konuğumuz olacak.
Türkiye'de ilk kez ağırladığımız efsane piyanist Martha Argerich konserlerimizin tarihini taçlandırdı. Ondan önceki yıl da Türkiye'ye 40 yıldır gelmeyen Alfred Brendel'i ağırlamanın kıvancını yaşamıştık Bu etkinliklerle konserlerimizin sesi daha geniş dinleyici kitlesine ve daha geniş sponsor yelpazesine ulaşıyor.
Sonbahar 2011'de Şarkıların Kanatlarında uçacağız. İnsan sesi her zaman büyüleyici. İlk insan kendi sesini keşfettiğinde önce doğayı taklid etmiş, kuş gibi şakımayı rüzgar gibi esmeyi denemiş. Ve kendi sesini büyütmek için bir deniz minaresinin içinden üfleyip tarihin ilk flütünü yapmış. Ortaçağ kilisesi insan sesinden başka hiçbir çalgıyı kabul etmemiş; İnsan sesinin tanrıya yakarışını kutsal saymış. Bugünkü orkestra düzeninde kemanlar insanın en tiz sesi olan sopranoyu, viyolalar bir sonraki kalınlıktaki altoyu, viyolonseller tenor sesi ve kontrbaslarda bas sesi simgeler. İnsan sesi çağlar boyu şarkı söyleyen, yakaran,neşeyi, coşkuyu yansıtan ve güzel şarkı söyleyen (bel canto) ses olarak tarihteki yerini almıştır. Yirminci yüzyıl geldiğinde yalnız solist olarak şarkı söyleyen, operalarda başoyuncu rolünü oynayan ses olmaktan öte, insanın her türlü tepkisini duyuran, ağlayan, çığlık atan, bağıran, inleyen bir ses olarak da çalgı topluluklarıyla kaynaşır.
Sonbahar 2011 programımızda kristal sesli İngiliz soprano Julia Doyle, Jorge Jimenez yönetimindeki Tercia Realidad topluluğu ile Handel şarkıları söyleyecek. Ülkemizin en seçkin iki operacısı, soprano Birgül Su Ariç ve bas Tuncay Kurtoğlu solo ve duolarıyla nitelikli bir program sunacaklar. Polonyalı sanatçıların sunacağı bir dinletide mezzo soprano Lilianna Zalesinska şarkıyla şiirin kucaklaşmasını sergileyecek. İstanbul Avrupa Korosu da gizemli şarkılarıyla konserlerimize renk katacak.
Mevsimin son konserinde Paris Classik Orchestra eşliğinde Paris operasının mezzo sopranolarından Ghislaine Roux'un birbirinden coşkulu şarkıları yeni yıla merhaba diyecek
ÇALGI TOPLULUKLARIMIZ
Bu dönem yine sahnemizin alabildiği kadar kalabalık orkestralarımız var. Açılış konserimizde ünlü Rus kemancısı Tatyana Grindenko'nun şefliğinde ve solistliğinde Moskova Eski Müzik Akademisi adlı orkestrayı dinleyeceğiz. Yaz Gecesi Rüyası başlıklı, tematik bir program sunacaklar. Gürer Aykal'ın kurduğu İstanbul Sinfonietta'nın ilk konserlerinden biri Türkiye'nin ilk harika çocuklarından değerli kemancı Suna Kan solistliğinde açıklamalı bir konserle yer alacak. Paris Classik adlı orkestrayı Paris ulusal orkestrası ve opera orkestrasının şef ve solisti olan kemancı Bertrand Cervera yönetecek ve solist olarak katılacak.
Albert Long Hall sahnesine en çok yakışan oda müziği topluluklarına gelince ,Kopenhag'dan gelen Trio Con Brio ile bu dağarcığın en güzel üçlülerini dinleyeceğiz."Gençlik Fırtınası" nda yurt dışında ödüller kazanıp duran 3 solistimize yer veriyoruz: Dorukhan Doruk (çello), Merve Kocabeyler (arp) ve BBC yarışması birincisi olan Lara Melda. Geçen yıl hayranlıkla izlediğimiz Khatia Buniatishvili bu yıl hem solist olarak hemde kız kardeşi Gvansta ile 4 el çalarak konuğumuz oluyor. Ve mezunumuz piyanist/besteci Aydın Karlıbel Osmanlı'dan Cumhuriyet'e doğru piyano müziğinde bir yolculuğa çıkartacak bizleri
SPONSORLARIMIZA TEŞEKKÜRLER
2011 Sonbahar ana sponsorumuz FİNANSBANK'a, ulaşım sponsorumuz THY'na konser sponsorlarımız ENEL ENERJİ, POLİMEKS İNŞAAT, POLONYA İSTANBUL BAŞ KONSOLOSLUĞU, PAN YAYINCILIK, MUSICART ve adını açıklamayan bir izleyicimize teşekkürlerimiz sonsuz.
EVİN İLYASOĞLU
B.Ü. KLASİK MÜZİK KOORDİNATÖRÜ